Perşembe, Ekim 08, 2009

Çok acı var , dayanamıyorum




Cevabın asla net şekilde sıralanamayacağı,”bir kadın ne ister” sorusunu yanıtlamaya çalışmaktansa,neleri istemediğini özetlemek çok daha kolay,anlaşılır olur ve az zaman alır.Kadınları sahip oldukları farklı kriterlere göre kategorilendirmek lazım mı yada yanlış mı bilemiyorum.Çok etkilendim…

Belki istediği bir aşktı yoksa düzen mi istiyordu hayatına sıradan ve herkesleştirilmiş.Herkes olamazdı ki öyle bir kadın.Namus cinayetleri ve töre üzerine çalışmalar yapacak kadar duyarlı,öğrencileri tarafından gülme krizine giren ,hiperaktif hoca olarak adlandırılan ,duyarlı bir sosyolog.

Sadece bir sözü, okuduğumda içimin cız etmesine sebep oldu;”Çok acı var ,dayanamıyorum.”

Neye bakmış yada ne görmüştü yalan ,yanlış uzayıp giden dayanamamıştı.Ne yaşamış yada neyi yaşayamamıştı da en büyük başkaldırıyı seçmişti kendine yol olarak.İçinde yaşadığı dünyanın yada toplumun acısı mıydı benliğini saran yoksa kendi kadınlığına ,varlığına ait bir iç acısı mıydı ,onu sorgulamaların en ağırı olan iç yolculuğuna sürükleyen.

Çocuk mu istemişti, kendi canından,kanından bir can yaratmak;yoksa benim gibi ,bir çocuğa verilebilecek en büyük zararın,en kötü hediyenin bu dünya olduğunu mu düşünüyordu yaşadığımız günün koşulları altında.

Dengesiz bir dünyada ,bir kadın, denge bulmaya çalışırken,tesadüfen hayatına gelen her şeyin denge bozucu unsur olabilmesi ,planları ,umutları ve geleceği yok etmesi söz konusuysa 2 seçeneğinden kolay görünenine sığınabilir.Gitmek.

Ve aslında en zorudur gitmek, gitmek zor değil de , geride ne bıraktığını düşünmemek zordur.

Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim Cam kırığı
Bütün duygulardan önce
öğrendim ayrılığı
Saldırgan diyorlar bana
oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
gözükara cesaretimden
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum
Bir yanı çılgın dağ doruğu
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı

"Murathan Mungan"

11 yorum:

Tabiat Ana dedi ki...

hem çok az hem çok öz .... Okuduğumda benimde içim cız etmişti..

Adsız dedi ki...

Seçeneğin olmadığını düşünüyorsan ve cesaretin varsa çeker gidersin ( mustafa )

Dişi Geyik dedi ki...

Hayat zor,hepimiz için bu tecrübeyle sabit.Ama vazgeçmek bu kadar kolay olmamalı.Fazladan aldığı her nefes için mutlu olan insanlar var.

Etrafımızı güvensizlik,yalanlar
kuşatabilir,insanlar bizi kullanabilir,ruhumuza darbeler almış,küsmüş olabiliriz,hırpalanmış,kırılmış,sevdiklerimizden ayrılmış yada onları sonsuzluğa uğurlamış...

Hangimiz düşünmedik birkez bile olsa ,iradi bir kararla göçüp gitmeyi ,pes etmeyi.

Her gününü hastanede geçirmek zorunda olan milyonlarca genç ,görmek,duymak nedir bilmeyen yada ömrünün sonuna kadar yatarak hayatını sürdürmek zorunda olan milyonlarca çocuk var.

O kadar sıkılıyorum ki son zamanlarda,yüreğim sıkışmış durumda ama direnmek,metanetli olmak durumundayım,her şeye rağmen …

diamandi dedi ki...

ne oldu biliyor musun :))) çok garip birbirimizin 41. izleyicileri olduk şu an itibari ile :))))

NurayYazgan dedi ki...

Ceylan bakışlı Sevgili Dişi Geyik,

Yazdıklarını merakla takip ediyorum.Senin bakışlarını böylesine derinleştiren her kim yada her neyse ondan uzak durmalısın.Sevgiyi bahçesinde tutan fakat kapısından içeri kabul etmeyen sadece ahmak olabilir.
Hayatla bağlarının yaşadığın zorluklara rağmen hep böylesine kuvvetli,yüreğinin hep böyle derin olmasını,güzel ceylan gözlerinin seni çok seven,hak eden biriyle birlikte pırıldamasını diliyorum.Sevgilerimle

Dişi Geyik dedi ki...

Diamandi

ne demek lazım şu durumda 41 kere maşaallah mı:)

Nuray Yazgan

Öncelikle iltifatlarınız ve iyi dilekleriniz için size çok teşekkür ederim.

Bana göre sevgi, güzel olduğu kadar da insanın bireyselliğini ve özgürlüğünü ele geçiren bir duygu.Hayatınızın mihenk taşlarından birinin yörüngenizden çıkması sonucunda,sevgiden ve onun yarattığı alışkanlıklardan korkmakta gayet normaldir diye düşünüyorum.

"Ahmak" tanımlamanızı çok sert ve acımasız buldum.Durumu temkinli davranmak,5 düşünüp 1 adım atmak,kırılmak ve kırmaktan kaçınmak olarak görüyorum.

Bir insanın ne hissettiğini tam olarak anlayamasakta,anlamaya çalışma çabamızdır bizi özverili kılan.Tuzla buz olmak pahasına,elimden geldiğince,gücüm,sabrım ve ömrüm yettiğince değer verdiğim insanları anlamaya çalışacağım çünkü ancak o zaman gerçekten nefes aldığımı hissediyorum.

diamandi dedi ki...

aynen öyleee.. hayırlı olsun :) tütütüt maaşallah:D

creep dedi ki...

ya benim yaşım tutmuyor sayfana girmeye. kabul ediyormusun diyor.
bende doğrucu biri olduğğum için kabul etmiyorum, butonuna basıyorum.
seni takip edebilmem için o uyarıyı lütfen kaldır. Yoksa seni okuyamayacağım. Bugün girdim, bir günah işledim. Çok pişmanım. Sabaha kadar senin yüzünden dua edeceğim şimdi. Bir daha beni günaha sokma lütfen. O uyarıyı kaldır. Ben reşit olduktan sonra tekrar koyarsın ama ben yalan söyledim bloggra:(

Dişi Geyik dedi ki...

Creep,

O uyarı okuyucuları başından uyarmak için konuldu.Hazırlıklı olan her an,herşey gelebilir başınıza manasında.Ben sadece içimden gelenleri yazıyorum buraya ve bazen içimden geçenler çokta iyi olamayabiliyor.O uyarı kalacak yani.Sana engel olduğunu yada günah olduğunu düşünüyorsan,reşit olunca okursun artık...

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Yazınız ve yorumlarınız güzel mantıklı.
M.Munganın bu şiirini bilmiyorumdum o da güzelmiş.

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

benzer iç çekişmelerini yaşadığımı söyleyebilirim.