Perşembe, Aralık 10, 2009




Kendimi ifade edemediğim günler geçirdim, şaşırtıcı durumlar yaşadım,kendi iç dünyamı yazmaktan korktum bir süre… İçimden gelmedi ,canım istemedi,istilaya uğradı iç dünyam,genellemelere kapıldım ve bir olay yine yazıya yaklaştırdı beni.

Ruhu kırıldıkça insan büyüyor,törpüleniyor,hoşgörüyü ,tevazuyu öğreniyor.Yalnızlığa boğuldukça ruhu yüceliyor,marjı yükseliyor,gönlü genişliyor.

Bu kırık başka.Güçsüzlüğünde ,başkasının fiziksel gücüne muhtaç olmak ve bunun için kendine uyuz olmak çok çekilmez.

Bisikletten uçan,olmadık duvarlardan,ağaçlardan düşen,bugün bile hala dillere destan olan çocuk yaşlarımda ki haşarılığıma rağmen daha önce hiç kırılmamıştım.

İlkokula başlayıncaya kadar biberonuyla yapışık yaşamış,kalsiyum tabletlerini suda eriterek istisnasız her gün keyifle,itirazsız içmiş,her türlü süt ve süt ürününü bugün bile hala büyük bir keyifle tüketen,bunun bir kadının kendi vücuduna yapabileceği en değerli yatırım olduğunu bilen,6 yaşından itibaren Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün bütün yaz kamplarına yollanmış,pek güçlü ben,ilk kırığımla tanıştım.

Kırıldıktan sonra 3-4 saat boyunca aman incinmiştir diye pek de önemsememeye çalıştığım,üstüne bastığım,merdiven çıktığım,sonra etrafına bir can simidi geçirilmiş edasıyla şiştiğini görünce hastaneye koştuğum yorgun ve sancılı bileğim.

İnsana insan lazımmış anladım.Buz torbasını ayağıma tek başına koyamamak,banyo kapısına kadar birinin eşlik etme zorunluluğu,en zoru da merdivenler oldu bu süreçte.

Evimi özledim,annemi özledim ...

Hiç tatlı olmayan canım çok acıyor,acı eşiği yüksek ,dayanıklı bedenim çok dirayetsiz bugünlerde.Ama bir faydası var kırılganlık sürecimin.Sağ ayak kullanılamadığı , tüm ağırlığı sol yanım taşıdığı için ,sol güçleniyor durmaksızın.

Kırığım ve ben pek haşır neşiriz hala.Tanıyamadığım ayak bileğim ,şişlikleri ve mor renginden arınana kadar ayağıma alçı bile yapamıyorlar ve bu bekleme mühleti pek sıkıntı verici.

İki ayak üstünde durabilmenin kıymeti ,başka insanlara muhtaç olmamanın tadı hiçbir şeyde yokmuş,kaybedilmeden bilinmiyor sıhhatin değeri.Herşey gibi, buda geçecek.Belki çok şeye mal olacak,kayıplar olacak,mekanlar değişecek ama bu ızdıraplı günlerde elbet bitecek.

Çabuk bitsin ama baştan savma iyileşmesin,her yağmurda sızlamasın,soğuk günlerde bileğimden nefes alıyormuş izlenimi yaratmasın,hava kaçırmasın.Adam gibi iyileşsin ,beni üzmesin …

5 yorum:

Griffith dedi ki...

geçmiş olsun.

Bizim Gibiler dedi ki...

Çok geçmiş olsun, ayağınızın bir an önce iyileşmesi dileğiyle.

Deliler Teknesi dedi ki...

Kuru bir geçmiş olsun demekten başka yapabileceğimiz bir şey yok ne yazık ki... Acil şifalar...

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

Geçmiş Olsun!
En kısa zamanda sahalara dönersiniz inşallah.Dediğiniz gibi adam gibi iyileşsin!
İnsan böyle anlarda anlıyor sağlığın,sıhhatin kıymetini. Biraz geç olsa da...
Allah şifa versin arkadaşım.
Kendinize iyi bakınız.
SEvgiler,
SAygılar...

Zeugma dedi ki...

Geçmiş olsun canım..Üzüldüm..
Fazla yüklenme ayağına sakın..sil baştan yeniden çekersin..
sevgiler...