Perşembe, Eylül 16, 2010

Fahrettin Kerim Gökay ...


Türkiye’nin her yerinde var mıdır bu kardeş gelince” Pabucun dama atıldı” söylemi bilmem ama bazı şeylerin çocukları derinden etkilediği kesin.

Annem sarışındır.Kardeşlerinin içinde en açık renkli olandır.O yüzden çocukken “Seni Aydınlılar ’dan aldık” derlermiş anneme.Birde hikaye anlatırlarmış.Oralara yazları yaylaya gelen Aydınlılar’a dair.Annem bunu gerçek sanırmış.Canım anneannem bir eş-dost toplantısında bir olay anlatırken laf arasında “Müjde’ye hamileyken” demiş, o zaman henüz küçük olan annem, bu sözü hiç kaçırır mı,anında sahnede belirmiş,koşmuş anneannemin boynuna atlamış,bir yandan da var gücüyle sevinç çığlıkları atıyor,”Beni sen doğurmuşsun, Aydınlılar’ dan almamışsınız” diye haykırıyormuş.

İlkokula henüz başladığım günlerde doğmuştu kardeşim.İlk geldiği gün ;ona bakıp ,”Ben kardeş istemedim ,geri götürün” demişim.Yaş farkının da etkisinden olsa gerek,tek kişilik iktidarımı paylaşmak istememiş,gelişini kabullenememişim. Öğretmen olan annem bebekle o kadar meşgulmüş ki ;ne okul alışverişi yapabilmiş benimle, ne de ne zaman okumayı ,yazmayı öğrendiğimi fark etmiş.Çocukken kendimi gerçekten pabucum dama atılmış gibi hissederdim.Annem bana “Ne ara okumayı öğrendin telaşımdan fark etmedim” dediğinde ona daha çok sinirlenirdim.Kardeşimin haklarımı gasp ettiğini düşünür , kıskanırdım onu içten içe.

Kendimi bildim bileli okula giderdim ben,kreşe.Ama kardeşimin gelişiyle bir ablamız olmuştu bizim Sabahat Abla.Çok severiz kendisini ,irtibatımız daimdir onunla.

Kardeşimin evde elinde toz beziyle gezip,her yerin tozunu almaya başlaması ve babamın olaya anında müdahalesiyle,onun da kreş macerası başladı.O kadar tatlıydı ki;pirinç tanesi gibi dişleri ,üzerinde Benjamin yazan yeşil eşofmanları (Sabahat Abla eşofmana aşortmen derdi:)), Ninja kaplumbağalı terlikleri,kırmızı şapkasıyla bugün bile gözümün önünden gitmez o  halleri.

İlk aşkı Kumru’nun üstüne o kaç isim yazdı ama aklımızda hep Kumru kaldı.

Yıllar önce şu sıralar evimize gelen,benim o pirinç dişli minicik kardeşim,bugün kazık kadar ,kocaman adam oldu.Kimse benden 7 yaş küçük olduğuna inanmıyor ,yanımda gören herkes abim (ağabey:yazmayı sevmem)sanıyor.

Babamın benim gibi,ona da çok düşünerek koyduğu aslında çok uzun bir ismi var.Neyse ki,benim ki gibi tamamı nüfus cüzdanında yazmıyor.

Sevdiklerime gönülden bağlıyım,bitmez tükenmez sabrım var.Kardeşimin de dahil olduğu bu insan grubu da bunu bilir ve birazda sömürürler ama olsun.Yıllar önce gelişini kabullenemediğim , bugün gidişini kabullenemeyeceğim bir varlığa dönüştü.Her adım onu da düşünerek atılıyor artık ve ona sevgim o kadar büyük ki;gönüllü yapıyorum bunu,bana hiç batmıyor.Anne baba en rahat kardeşe şikayet ediliyor.

Eli kulağında bekliyoruz şimdi,yeni yaşıyla birlikte,Müjde’li haberler de gelsin ona dair.İyi ki gelmiş yaşamıma ,ömürlük bir armağan gibi

6 yorum:

KuzeyGüney dedi ki...

Cok naif ve guzel bir yazi olmus. Huzunlendim nedense. Eline saglik.

sapsalkoala.blogspot.com dedi ki...

Benim de bir kız kardeşim ve sizinkine benzer yaşanmışlıklarım var. Bu yazınızla unuttuğum bazı günler ve anlar aklıma geldi :)

Hayat Belki Bazen dedi ki...

Kardeşinin yeni yaşını kutlarım:)Uzun bir ömür dilerim ona ve kardeşliğinize. Aydın hakkında uydurma da olsa böyle bir hikaye duymak da ayrıca güzeldi bir Aydınlı olarak:) "Büyük kardeş" olmakla ilgiliyse; ortancalık daha zor inan diyorum sadece:)

Deliler Teknesi dedi ki...

İki kardeş arasında çok olur böyle rekabet ve kıskançlıklar... Biz gibi beş kardeşseniz yeriniz ve statünüz kendiliğinden belirlenmiş oluyor ve siz eli mahküm ona katlanıyorsunuz... Yine de şikayetçi değilim çok kardeşli olmaktan... Sanırım artıları daha fazla... Özellikle de ilerki yaşlarda... Kardeşin ve senden gelecek müjdeli haberler artarak devam eder inşallah... Selam ve sevgiler.

bad-ı saba dedi ki...

valla biz ablamla pek öyledediğin gibi olamadık ama gene de o evlenmeden önce anne-babamızı çekiştirirdik ve bunun tadı apayrı olurdu:)
eline sağlık güzel bi yazı olmuş biraz hüzünlendirdi nedense:)

Dişi Geyik dedi ki...

@KuzeyGüney:Şu an öyle bir moddayım ki;senin Madde3 bile duygu yoğunluğu yaratıp,beni ağlatabilir.Beğenmene sevindim ama sen yine de hüzünlenme,zira neşeli olmak bloguna çok yakışıyor.

@sapsalkoala:Hafıza bazen hiç iyi birşey değil galiba.Kardeş bu kadar seviliyorsa,insan çocuğunu ne kadar sever kim bilir.

@Hayat Belki Bazen:Harika dileğin için teşekkür ederiz.Senin o uydurma hikaye dediğin annemin çocukluk kabusuymuş:)Büyük olmak güzel tabi de, sanki küçük olmak daha güzel gibi.İnsanoğlu doyumsuz,hep elinde olmayanı istiyor.

@Deliler Teknesi:Çok kardeş olmak içinde bulunduğumuz tüketim çağında aileye ekstra maliyet getireceğinden zor olsa gerek, eskidenmiş o ablanın, abinin küçülenlerini giymek.Annemler 7 kardeş ve ben canlı şahidim ki kalabalık olmak herşeye rağmen çok güzel şey.

@bad-ı saba:"Her yiğidin ayrı bir yoğurt yiyişi var"der anneannem.Sizin ilişkinizde size özel demekki.Anneme-babama sinirlenince ilk çalınacak kapı,kardeşimin odasına ait.

Yazıyı okuyup hüzünlenmek yasaktır!Yorumlarınız için hepinize teşekkür ederim.Sevgilerimle...